(Kamalı Haber) - Gönyeli'de meydana gelen 'Patlayıcı Madde Tasarrufu, Vahim Zarar, Meskun Mahalde Ateş Etme' suçlarından Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Tayyar Alpdağ hakkındaki dava karara bağlandı. Füsun Cemaller'in başkanlığında, Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç Gülay Uğur'dan oluşan mahkeme heyetinin verdiği kararı Barkın okudu.
Yargıç, 28 Mart 2026 tarihinde saat 21.30 raddelerinde Gönyeli’de umumi yer olan Ecevit Sokak üzerinde meydana gelen olayda Tayyar Alpdağ'ın aralarında daha önceden husumet bulunup kendisini ve ailesini tehdit ettiği gerekçesi ile komşusu olan Erdoğan Öztürk’e tasarrufunda bulundurduğu adına kayıtlı Canik marka 9 mm’lik ruhsatlı tabancası ile 7 el ateş ederek sağ bacağından 2 kez ve sol bacağından bir kez vurmak sureti ile adı Öztürk'ü ağır şekilde yaralayıp sol bacağının kırılmasına sebebiyet vererek vahim zarara uğrattığını söyledi. Yargıç, yaralının bir süre hastanede tedavi gördüğünü ifade etti. Barkın, meydana gelen olayla ilgili olgulara bakıldığında Erdoğan Öztürk’ün sanığı tahrik edici fiillerde bulunduğunun görüldüğünü söyledi. Yargıç Barkın, şunları kaydetti: “Huzurumuzdaki meselede, ihtilafsız aktarılan olgulara göre sanık müştekiyi, kendisini ailesini tehtit ettiği gerekçesiyle tasarrufunda bulundurduğu Canik marka kendi adına ruhsatlı olan tabanca ile önce yere sonra müştekinin ayak kısmına gelecek şekilde 7 el ateş ederek iki kez sol, bir kez sağ bacağını vurmak suretiyle yaralayıp vahim zarara uğratmıştır. Sanık olay ve durumu olduktan sonra ambulansı ve polisi kendisi aramış bildirmiştir. Müşteki bağımlı bir kişi olup aleyhinde polise 19 adet şikayet yapılmış ve keza birçok kez de Barış ve ruh sağlığı hastanesinde tedavi gören ve yatışı olan bir kimsedir. Aktarılan olgular tahtında müştekinin komşularından alınan ifadelere göre her zaman herkese ve kendilerine de laf attığını, tahrik ettiğini, sürekli sanığın ailesini rahatsız ettiğini ve sürekli etrafını rahatsız eden bir insan olduğu hususunu göstermektedir. Ayrıca müştekinin babasından temin edilen ifade de askerden geldikten sonra kötü arkadaşlarının olduğu, yaklaşık 10 yıldır alkol kullandığı, kendisine ve ailesine rahatsızlık verdiği, hususlar ile ilgili olarak birçok kez polise şikayette bulundukları, sürekli verdiği rahatsızlıktan dolayı evde kalamadığı ve arabasında kaldığı yönündedir. Yine müştekinin annesi de müştekinin alkol bağımlısı olduğunu, hastaneye yattıktan sonra dahi kendisini görmek istemediğini ancak kıyafet ihtiyacı olduğundan dolayı hastaneye gittiğini, birçok kez alkol tedavisi aldığını, Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde çok süre yattığını ancak bir netice alamadıklarını söylemiştir.
Görüleceği üzere müşteki ailesine ve komşularına ciddi şekilde rahatsızlık vermekte ve korku yaratmaktadır. Müşteki alkol bağımlısı bir kişi olup aleyhinde polise 19 adet şikayet yapılmış ve Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yatmış ama tedavi olamamış bir kimsedir. Nitekim iddia makamı olguları aktarırken bu mesele ile ilgili olarak müştekinin sanığa kullanmış olduğu şiddet tehditti, sarhoşluk, rahatsızlık, ithaleyi lisan ve uygunsuz tavır, hakaret meselesi ile ilgili olarak da ceza davası ikame edilmiş olduğunu ve neticede de toplamda cezaları ayrı ayrı çekilecek olmak suretiyle müştekinin 12 ay hapis cezasına çarptırılmış olduğunu aktarmıştır.”
Sucun isleniş seklini ve koşullarını ciddi şekilde sanık lehine dikkate aldıklarını kaydeden yargıç, ancak sanığın ağır yaralama suçunu tabanca ile işlemiş olmasını ağırlaştırıcı bir unsur olduğunu kaydetti. Yargıç, silahın ruhsatlı olduğunu da belirtirken, sanığa hapislik cezası dışında bir başka cezanın verilmesinin mümkün olmadığını aksi halde bunun kamu menfaatine aykırılık teşkil edeceğini, işlenmiş olunan suçların vahameti ile örtüşmeyeceği kanaatinde olduklarını söyledi. Yargıç, “Ayrıca hapislik cezası dışında bir ceza verilmesinin bu tip suçları işlemeye temayülü olan kişiler için yeterince etkin ve caydırıcı olamayacağı sonucuna da varırız.”dedi.
Yargıç şunları söyledi: “Ancak hapis cezasının süresini belirlerken suçun işleniş şeklini, sanığın korku ve tahrik altında suçu işlemiş olmasını, müştekinin olayın oluşuna zemin hazırlayan uzun yıllara dayalı geçmişi, Müştekinin geçmiş olaylardaki kusur, rahatsızlık ve tehditlerini, olay günü de sanığın üstüne doğru yürüyerek onu taciz etmesini ve korkutmasını ve de müştekide kalıcı bir hasar olmamasını birlikte değerlendirdiğimiz zaman suçun vahametinin oldukça hafiflediği kanaatindeyiz.” Yargıç Barkın, sanığın genç ve sabıkasız olduğunu, davasını kabul ederek, adaletin erken tecellisine katkı koyduğunu ifade etti. Yargıç, tüm hususları değerlendirdikten sonra sanığı 2 yıl hapse mahkum ettiklerini açıkladı.